Değerli Konut Vergisi: Yeni Vergi Düzenlemesi
Değerli konut vergisi, 7 Aralık 2019 tarihinde 7194 sayılı Kanun ile yürürlüğe girmiştir. Türkiye sınırları içinde yer alan ve bina vergi değeri 5 milyon TL’yi aşan mesken nitelikli taşınmazlar bu verginin konusuna girmektedir. Verginin matrahı, emlak vergi değeri üzerinden hesaplanmakta olup, belirli değer aralıklarına göre farklı oranlarda uygulanmaktadır:
- 5 milyon TL’yi aşan kısım için binde 3,
- 7,5 milyon TL’yi aşan kısım için binde 6,
- 10 milyon TL’yi aşan kısım için binde 10.
Vergi Muafiyetleri:
Değerli konut vergisinden muafiyetler şunları içermektedir:
- Türkiye’de sadece bir mesken nitelikli taşınmaza sahip olanlar,
- Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin taşınmazları,
- İlk satışa konu edilmemiş yeni taşınmazlar.
2021 yılında yürürlüğe giren düzenleme, mükelleflerin her yıl Şubat ve Ağustos aylarında beyanda bulunmasını ve vergiyi iki eşit taksitte ödemesini öngörmektedir.
Eleştiriler ve Hukuki Tartışmalar:
Değerli konut vergisi, aynı taşınmaz için hem emlak vergisi hem de değerli konut vergisi alınmasını öngördüğü için mükerrer vergilendirme eleştirilerine yol açmıştır. Vergi yükünün adaletli ve dengeli olmadığı, özellikle mülkiyet hakkını ihlal ettiği savunulmaktadır. Anayasa’nın 73. maddesi uyarınca, vergi düzenlemelerinin ölçülü ve eşitlik ilkesine uygun olması gerekmektedir. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin mülkiyet hakkını koruyan içtihatlarına da aykırılık iddiaları gündeme getirilmiştir.
Sonuç olarak, değerli konut vergisi hem uygulama sürecinde hem de hukuki boyutta tartışmalara açık bir düzenlemedir. Mükelleflerin düzenlemeyi dikkatle incelemesi ve yükümlülüklerini yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır.
“Genel yollar ile parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz.”
“Genel yollar ile parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz.”
Koronavirüs (COVID-19) salgınının ekonomik etkileri nedeniyle 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yapılan düzenlemeler ve bu düzenlemelerin işverenler ile çalışanlara sağladığı destekler.